“Yıldız’daki Baykuş” | Mehmet Akif’in II. Abdülhamid Hakkında Görüşleri

Günümüzün en büyük modası, kendi siyasi görüşünü yüceltmek adına geçmişten kahramanlar devşirmek, onlara olmadığı bir rolü biçmek, o zat’a zerre kadar saygı duymayarak -hatta adeta hakaret ederek- farklı görüşler biçmek. Bugünkü karmaşada, belli bir kesimin çok sevdiği, kutsal saydığı ikili Mehmet Akif ve Sultan II. Abdülhamid, birbirlerinden hiç hoşlanmazlardı. İşin aslını söylemek gerekirse Sultan Hamid Akif’i zaten tanımazdı, Mehmet Akif de Hamid’den hiç hoşlanmazdı.

Özgürlüğüne ne kadar düşkün olduğunu bildiğimiz Mehmet Akif, İstibdad Dönemi’ni derinden yaşamış, yüksek hisler edinmiş bir şairdi. Sultan Hamid ise devleti yönetmek için gücün tek kişide bulunması gerektiğini düşünmüş, bu görüşünü de  -iyi veya kötü- tam 33 yıl başarıyla uygulamış bir Sultan idi.

Mehmet Akif, Sultan II. Abdülhamid ile ilgili neler yazmış bakalım:

Hamiyyet gamz eden bir pâk alın her kimde gördünse,
“Bu bir câni!” dedin sürdün, ya mahkum eylendin hapse.
Müvekkel eyleyip câsûsu her vicdana, her hisse,
Düşürdün milletin en kahraman evlâdını ye’se…
Ne mel’unsun ki rahmetler okuttun rûh-i İblis’e

Bu dizeler Mehmet Akif Ersoy’un İstibdad isimli şiirinden alınmıştır. Şiirin ilk dizeleri “Yıkıldın, gittin amma ey mülevves devr-i istibdad, / Bıraktın milletin kalbinde çıkmaz bir mülevves yâd”  şeklinde. Buradan da anlıyoruz ki, şiir İstibdad Devri’nden sonra yazılmış.

Şiirde Mehmet Akif dönemin yahut bir önceki dönemin Sultan’ına mel’un yakıştırması yapmış ve İblis’ten daha aşağılık görmüştür.

Akif yine başka bir şiirinde:

-“Ortalık şöyle fena, böyle müzebzeb işler,
Ah o Yıldız’daki baykuş ölüvermezse eğer,
Âkıbet çok kötü…”

Aynı şiirin devamında Köse İmam söze girerek bir semerci hikayesi anlatır, hikayenin sonunda:

“Giden semerciyi, derler, bulur muyuz şimdi?
Ya böyle kalfa değil, basbayap muallimdi.
Nasıl da kadrini bilmedik, tuhaf iş:
Semer değilmiş o rahmetlininki devletmiş.”
Nasihatim sana: Herzeyle iştigâli bırak;
Adamlığın yolu nerdense, bul da girmeye bak.
Adam mısın Ebeddiyyen cihanda hürsün, gez;
Yular takıp seni bir kimsecik sürükleyemez.
Adam değil misin, oğlum: Gönüllüsün semere;
Küfür savurma boyun kestiğin semercilere.

Burada akıl karıştıran pek çok nokta var. Birincisi şiirde bir kaç defa harb-i umumi’den yani Dünya  Savaşı’ndan bahsedilmiş. Safahat’in 6. bölümü Asım’ın da I. Dünya Savaşı sırasında yazıldığını biliyoruz. Ancak Hocazâde açıkça “Yıldız’daki baykuş” diyor, ancak I. Dünya Savaşı başladığında Abdülhamid zaten tahttan indirilmiş. Fakat hayatta idi, Beylerbeyi Sarayı’nda hapis altındaydı.

Bu dizeler o kadar karmaşa ki, Akif’in Abdulhamid’den hoşlanmadığı zaten açık ama şiirin devamında da “basbayağ muallim” diyor. Asıl kafa karıştıran kısımlar aynı kitapta farklı kısımlarda Sultan Abdulhamid’e daha da sert yakıştırmalar yapılması:

“Çoktan beridir vardı benim bir derdim:
Gideyim, zâlimi ikâz edeyim, isterdim.
O, bizim câmi uzaktır, gelemez, mani’ ne?
Giderim ben, diyerek, vardım onun cami’ine.
Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid,
Koca Şevketli! Hakîkat bunu etmezdim ümid.¹
Belki kırk elli bin askerle sarılmış Yıldız;
O silahşörler, o al fesli herifler sayısız.
Neye mâl olmada seyret, herifin bir namazı:
Sâde altmış bin adam kaldı namazsız en azı!
Gördüğüm maskaralık gitti de artık zoruma,
Dedim ki: “Bunca zamandır nedir bu gizlenmek?
Biraz da meydana çıksan da hasbihâl etsek.
Adam mı, cin mi nesin? Yok ne bir gören; ne eden;
Ya çünkü saklanıyorsun bucak bucak bizden.
Değil mi saklanıyorsu, demek ki: Korkudasın;
Ya çünkü korkan adamlar, gerek ki saklansın.
Değil mi korkudasın var kabâhatin mutlak!”

ŞİMDİ! Dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Bu sözcükler Akif’in ağzından çıkmıyor. Burada Hoca Mandal isimli bir şahsın bunu anlattığından bahsediliyor. Mandal Hoca denilen şahıs, Abdülhamid döneminde Yeni Camii’de vaazlık yapan Oflu bir şahıs, ancak anlatılan olaylar Safahat’tan başka bir yerde geçmiyor. Olaylar gerçekten oldu ve Akif bir anı mı yazdı, yoksa bir kurgu mu yaptı bunu bilemiyoruz.

Ancak bir sonraki şiirinin başlangıcında:

-İşte gördün ya, Hocam, millet için lâzım olan,
Hoca Mandal’daki iman gibi iman.
Titretirsin yine dünyâyı, emin ol, tir tir;
Hele sen Şark’a o imanda beş on sine gelir.

diyerek Hoca Mandal’ı övüyor.

Mehmet Akif, Asım isimli eserinin sonlarında, Sultan II. Abdülhamid’e alenen hakaret ediyor:

Sen de bir tekmede buldun mu, nihayet, yerini,
Ne kılıktaysa gelen, hepsi hüviyetlerini,
Aynı mâhiyette aktarma ederler çabucak.
Sana her gün sekiz on kerre söverler mutlak.
Hani dillerde gezen nâmın, o hiçten şerefin?
Ne de sağlammış, evet, anlasın aptal halefin.”

“Âh efendim, o ne hayvan, o nasıl merkepti!
En hayır-hâhı idik, bizleri hattâ tepti.
Bu hayâ der, bu edeb der, verir evhâma vücud;
Bilmez aptal ki değil hiçbiri zâten mevcud.
Din, vatan, âile, millet, ebediyyet, vicdan,
Sonra haysiyyet-i zâtiyye, şeref, şöhret, şan,
Daha bir hayli hurâfâta herîf olmuş esîr.
Sarmısak beynine etmez ki hakâik te´sîr.
Böyle ankâ gibi medlûlü yok esmâya kanar;
Adamın sabn tükenmek değil, esmâsı yanar.
Kız, kadın hepsi haremlerde bütün gün mahbûs,
Şu telâkkîye bakın, en kötü vahşet: Nâmûs!
Herifin sofrada şampanyası hâlâ: Ayran,
Bâri yirnıinci asırdan sıkıl artık hayvan!
İçelim sıhhat-i sâmînize… Hay hay içeriz!
Biz, efendim, senin uğrunda bu candan geçeriz,
İçelim… Durmıyalım… Âfiyet olsun… Şerefe!.. ”
Sonra nevbetle, uzun boylu, söverler selefe.
Halefin farz edelim şimdi öbür mektepten.
Dalkavuklar yeni bir maske takarlar da hemen,
Kuşatırlar yine etrâfını

Âh efendim, o herif yok mu, kızıl kâfırdi:
Çünkü bir şey tanımaz, her ne desen münkirdi.
Ne edeb der, ne hayâ der, ne fâzîlet, ne vakar;
Geyirir leş gibi, mu´tâdı değil istiğfar:
Aksırır sonra, fütûr etmiyerek burnumuza…
Yutarız, çare ne, mümkün mü ilişmek domuza
Savurur balgamı ta alnımızın ortasına,
Tükürürmüş gibi taşlıktaki tükrük tasına!
Âhiret fıkri yularmış,yakışırmış eşşeğe;
Hiç kanar mıymış adam böyle beyinsizce şeye
Hele ahlâka sanlmak ne demekmiş hâlâ
Çekilir miymiş, efendim, gece gündüz bu belâ
Zevki hakmış adamın, başkası hep bâtılmış…
Çok tuhafmış bunu insanlar için anlamayış!..
Ah, efendim, daha söylenmeyecek işler var…
Çünkü nâmûsa musallattı o azgın canavar.
– İyi amma niye sarmıştınız etrâfını hep
– Hakk-ı devletleri var, arz edelim neydi sebep:
Tepeden tırnağa her gün donanıp sırsıklam,
Hani, yuttuksa o tükrükleri, faslam faslam,
Vatan uğrunda efendim, vatan uğrunda bütün.
Biz o zilletlere katlanmamış olsaydık dün,
Memleket yoktu bugün yoktu. İyâzen-billâh…
Öyle üç balgam için millete kıymak da günah.
Herif ancak bizi bir parçacık olsun saydı;
Başıboş kalmaya gelmezdi, eğer kalsaydı,
Mülkü satmıştı ya düşmanlara, ondan da geçin,
Yıkmadık âile koymazdı Hudâ hakkı için.

Yukarıdaki dizelerin II. Abdülhamid’e ait olduğuna dair kesin bir belirti yok. Ancak o dönem Sultan Abdülhamid için çokça kullanılan “kızıl kafir” sözüyle başlıyor bütün bu yergiler.İşin daha da enteresanı, Mehmet Akif’in Abdülhamid’e hakaretlerinden dolayı pişman olduğu söylenen dizeden sonra geliyor bu anlatılar.Şunu iyice anlamak gerekiyor. Asım tek bir kişinin anlatılarından oluşan bir eser değil, bir diyalog şiiri. Ancak sonlarda aldığımız bölümler bizzat Mehmet Akif’in karakteri Hocazâde tarafından Köse İmam’a anlatılıyor. Hatta Hocazâde bütün bunlardan sonra, “bizi bu zilletten Asım’ın nesli kurtarır” diyerek meşhur deyişini yapıyor.

Mehmet Akif de bir şair olarak pek farklı duygular yaşayan, hatta inanılmaz ve anlaşılması güç bir duygu hâli olan bir adam, ancak Sultan Abdülhamid’e söylediklerinden dolayı pişman olduğunu söylemek biraz güç, hatta zorlama bir yorum olur. Zira bu dizelerin bulunduğu Asım adlı eser 1924 tarihinde, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra, Abdülhamid’in ölümünden de sonra yayınlanmış. Pişman olduğuna referans gösterilen dizeler de Asım ile birlikte basılmış ancak ondan daha sonraya tarihli dizeler de yine Sultan adına sert ifadelere rastlıyoruz.

Buradaki anlatılar, bir dönem yaşanmış şeylerdir, yani en açık şekilde GERÇEKLERDİR. Mehmet Akif ve II. Abdülhamid farklı karakterler ve farklı insanlardır. Bazı soytarı tarihçiler gibi “hem Mehmet Akif’i hem Abdülhamid’i nasıl seversiniz” düşüncesiyle değil, Mehmet Akif’in ufkuna saygı duymak, dönemi yaşayan birisi olarak anlattıklarına kulak vermemiz gerekiyor.Mehmet Akif Ersoy, Türk toplumunun geçtiği en zor zamanlarda çırpınmış, savaşmış, mücadele etmiş bir insandır. Özgürlük düşkünü, bir o kadar da dinine sıkı sıkıya bağlı bir insandır.Sultan II. Abdülhamid ise, devletin bütün gücünü kullanarak otuz üç sene koca bir imparatorluğu tek avucunun içerisinde tutmuş, belki de devletin ömrünü uzatmış, İlber Ortaylı’nın deyimi ile “son evrensel imparator”dur.

İki farklı karakterin, farklı görüşlere yol tutmuş, devlete büyük hizmetleri olmuş iki insanın da fikriyatına saygı duymamız, onları anlamamız gerekiyor. Onların ufuklarını günümüze taşıyarak, kendi siyasi görüşümüze oyuncak ederek rezil durumlara düşürmemiz değil.


¹ Bu dize ilk baskıda “Ali Osman’dan edilmezdi bu korkaklık ümid.” şeklinde yayımlanmış.

Bu dizelerin geçtiği, Safahat’ın altıncı kısmı olan Asım isimli esere, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

“Yıldız’daki Baykuş” | Mehmet Akif’in II. Abdülhamid Hakkında Görüşleri” için 58 yorum

  1. Allah aşkına istiklal marşı olmasa mehmet akif ersoy bir tane ebedi eserle kitaplarda yer alabilirmiydi allah biliyorya istiklal marşıni onun yazdigindan bile şüpheliyim

    1. Mehmet akifi bilmeden onun yaşantısını bilmeden ve safahatını okumadan yorum yapmak işte bu kadar kolay

    2. Mehmet Akif külliyatını bilmeden,cahilce yazdığınız bu not maksadınızı ele veriyor zaten. Szin gibi düşünmediği için mi kitaplarda yer almayacaktı? Çok şükür sizin ellerinize emanet değil edebiyat.

      1. bir kere mehmet akif dinine düşkün bie şahıstı.Ama mehmet akif ‘in ABDULHAMİT hakkındaki bu yanlış ve saçma görüşlerinin olma sebebi mustafa kemal tarafından kandırılması dır.1924-1925 yılları maarif kongresince kabul edilmiş milli tarih diy e uyduruk bir kitap çıkıyor kitapda abdulhamide hakaretler içeriyor yani akif in bu saçma ve cahilce görüşü öğrenciyken yetişdiği yanlış eğitim ve yanlış arkadaş sonrası mallaşıyor

    3. YÜREKLER ACILI DUYGULAR HASSAS

      Yürekler acılı, duygular hassas.
      Gözyaşımız dışa dökülmeyecek.
      Ayaklar altında korkular paspas.
      Bu Vatan, Bu Millet Bölünmeyecek.

      Hilalin altında Türkiyeliyiz..
      Etnik kimlik öne sürülmeyecek.
      Kız aldık, kız verdik bir aileyiz
      Bu Vatan ,Bu Millet Bölünmeyecek.

      Türkiye teröre karşı tek yürek.
      Aramıza nifak örülmeyecek.
      Güçleneceğiz aşkla büyüyerek.
      Bu Vatan, Bu Millet Bölünmeyecek.

      Hainin, düşmanın kör inadına.
      El, ele; kol, kola devam edecek.
      Eremezler böl,yönet muradına..
      Bu Vatan ,Bu Millet Bölünmeyecek.

      ORHAN AFACAN
      İzmir-19.12.2016

      1. Beğenmiyorsun ya def ol git bu topraktan yada bundan daha iyisini yaz
        Ama bir bilgi nah yazarsın!!!

    4. M. Akif ERSOY ; OL’duğu için ” İSTİKLAL Marş’ımız”
      bizzat, İSTİKLAL Savaşımızın Ebedi BAŞ Komutanı ve LAİK T.C*Devletimizin KURUCU’su GAZİ Mustafa KEMAL ATATÜRK tarafından, kendisine Teklif edildi.
      Şüphe edicek iseniz ; Kendinizden ve Mensubu olduğunuz Zihniyetten şüphe edin.
      Zira Sizin ait olduğunuz Zihniyet ;
      Mustafa KEMAL’siz ; ÇANAKKALE-KURTULUŞ Savaşı yazmaya çalışan,
      bir Bozguncu-Güruh..!

  2. abdulhamit için söyldikleri için Allah belasını versin vermişte zaten. Mhmet akif şair filan olamaz boş adamın tekiydi

    1. Mehmet Akif ERSOY; Bu milletin yetiştirdiği en büyük vatansever,fikir ve eylem adamıydı.. Onu boş adam diye niteleyen,gerçek adını bile yazamayan, ” abdulhamit ” adını kullanan bomboş biri ve onun gibiler Mehmet Akif’i ne anlıyor ne de onu tanıyor..

      1. Amaç akifi yargılamak değil
        Abdülhamid yaptıkları doğrunun yanlışı kendince doğruydu çünkü elmalı hamdyazırda saidi mürşide daha sonra yanlış yaptıklarını söyleyerek helallik istediler akiften böyle bir yazı bulamadım.
        Bb

    2. Mehmet Akif’in şiirlerini okumadığın ya da okuduğunu anlamadığın belli de, Allah sizin gibilerin belasını nasıl verecek onu merak ediyorum, inşallah görmek nasip olur

  3. BAZILARI MEHMET AKIF, ABDULHAMIDE SOYLEDIKLERINDEN GUYA PISMAN OLMUS DIYE IDDEA EDERLER. ANCAK OLAYIN ASLI OYLE DEGILDIR.

    BAKIN BURADA MEHMET AKIF`IN II.ABDULHAMIDE ETTIGI HAKARETLERDEN PISMAN OLDUGUNU BEYAN ETTIGI IDDEA EDILEN SFAHATTA GECEN ASIMIN NESLI MESELESINI KISACA OZETLEMIS: YANI AKIF II.ABDULHAMITE SOYLEDIGI HICBIR SOZDEN ASLA PISMAN FALAN OLMAMIS: BILEKIS ONUN OLDURDUGU ASIMIN NESLI OLAN RUHUN HALA OLMEDIGINI CANAKKALEDE GORMUSTUR VE BU KITABINDA BUNDAN BAHSETMEKTEDIR.

    Asım
    Vikipedi, özgür ansiklopediden alinti.
    Asım, Mehmet Akif Ersoy’un şiir külliyatı Safahat’ın altıncı kitabının adıdır. 1924 yılında basılmıştır.

    Manzum hikaye tarzında, konuşma üslubuyla kaleme alınmış bir eserdir. 2615 mısradan oluşur, Mehmet Akif’in en uzun manzum hikayesidir.

    Eserde dört kişi arasında geçen konuşmalar aktarılır. Bu dört kişi Hocazâde, Köse İmam, Köse İmam’ın oğlu Âsım ve Hocazade’nin oğlu Emin’dir. I. Dünya Savaşı devam ederken ve Fatih yangınından önce Hocazâde’nin evinde geçer[2]. Konuşmaların çoğu Hocazâde ile Köse İmam arasındadır ve memleket meseleleri üstünedir. Emin, konuşmada çok az rol alır, Asım ise eserin sonunda konuşmaya katılır. Hocazâde, ona öğütler verir. Eserde “Hocazâde” diye anılan kişi Mehmet Âkif’in kendisi, Emin onun oğlu; Köse İmam, Mehmet Âkif’in babası Tahir Efendi’nin eski bir öğrencisi olan Ali Şevki Hoca, Âsım ise Köse İmam’ın oğludur. Eserin sonunda Âsım, Hocazâde’nin isteği doğrultusunda kendisine benzer arkadaşları ile birlikte pozitif bilimler öğrenimi görmek üzere Berlin’e gitmeye karar verir; hikaye böylece biter.

    Mehmet Âkif, bu eserde hayal ettiği ideal Müslüman Türk gençliğini ayrıntılarıyla anlatmış ve bu ideal gençliğe “Asım’ın nesli” adını vermiştir.

    Kitap, “Kardeşim Fuad Şemsi’ye” sözleriyle Osmanlı Maarif müdürlerinden arkadaşı Fuat Şemsi İnan’a ithaf edilmiştir.

    Çanakkale Şehitlerine[değiştir
    Şairin ünlü “Çanakkale Şehitlerine” şiiri, Âsım’ın sonlarına doğru Hocazâde tarafından söylenen bir manzumedir. Yeni nesilden umutlu olan Hocazâde, gençleri beğenmeyen Köse İmam’a karşı Âsım’ın neslini savunurken kahramanlıklarının bir örneği olarak Çanakkale Savaşı’nı ele alır; ona savaşı anlattığı sohbet sırasında bu şiir söylenir. Sohbet havasının hakim olduğu eserde bu bölüme gelince destan havası ortaya çıkar.

  4. Ahmet kaynakça olarak wikipedia yi mi gösteriyorsun?
    İki zata da saygım sonsuz amma şöyle bir sıkıntı var. Ulu Hakan Abdülhamid Han gereğince anlatılmıyor ve anlaşılmıyor.Zaten M.Akif de padişahla görüşmemiş,tanişmamış bir zat. Demem o ki yaşadığımız döneme bakacak olursak nice yiğitler hakkında karalama kampanyaları yapılıyor nice adına aydın denilen zatlar vasıtasıyla o zaman için de M.akif in özgürlüğüne düşkün olması ama o zamana göre de Abdülhamid Han in yönetim biçimi geçmişe göre degisik olduğu için oyle yazması normal…Ama bir padişah icin ağza alinmayacak cümleler kullanılması da düşünülmesi gereken farklı bir konudur.

    1. Çok Haklısın,tüm yorumları okudum.Sadece senin yorumunu doğru ve objektif buldum.Bence 2 şahsiyette vatanı için çalışmış,çabalamış kendilerine halkının menfaatine doğru yönelmiş şahsiyetlerdendir.Allah 2 sinden de razı olsun.

  5. Mehmet Akif Ersoy’da o zamanlardaki bir çok kişi gibi gaflete düşmüş kişidir buna saidi Nursi bile dahil ama sonradan Mehmet Akif ve saidi Nursi de dahil olmak üzere yaptıklarından dolayı çok pişman oluyorlar ve buralarda bulamıyıcağınız Abdülhamit hana yazılmış saygı sevgi sözleri yazıyorlar. Yani demem o ki geçmişte birilerini yargılarken iyice araştırın.

    1. Yazıda Mehmet Akif’in II. Abdülhamid ile ilgili sözlerindem pişman olduğunun ve Abdülhamid’i öven şiirler yazdığının gerçeği yansıtmadığını belirttim.

    2. Kürt Saidi nin sevgi sözlerinden örnek verir misiniz? TOPTAŞI tımarhanesinden çıktıktan ölene kadar yok böyle bişey…Zaten peygamber olduğunu iddia eden delidir. Asıl sağlıklı olan AKİF’e bakın. Onun da yok saygısı-sevgisi…Şeytana rahmet okuttun diyor daha ne desin?

  6. Değerlerine küfretmeyi marifet sayan bir millet olmaktan kurtulduğumuz vakit, Akif’i de, Abdülhamid’i de çok iyi anlayabileceğimizi düşünüyorum. Cennet Mekan Abdülhamid Han Hazretleri gerçekten “Son Evrensel İmparator” ve “Allah’ın Yeryüzündeki Son Halifesi” olarak bizlerin gurur kaynağıdır. Akif ise “Asrın Şairi” ve “Ümmetçi Şair” olarak eşi emsali görülmemiş bir duygu seliyle günümüzde bile milletimizin ufkunu açmaktadır. Evet, Akif ve Abdülhamid birbirlerinden hoşlanmazlardı. Akif’in, Abdülhamid’e hakaret derecesindeki şiirlerini dikkatlice incelersek mücadelesinin millet, derdinin ümmet olduğunu anlarız. Alemi Cihan’a mal olmuş bu iki Hazinenin biri Devleti için, diğeri Milleti için ömrünü Yüce Allah’ın emirlerinin gölgesinde asalet içinde kurban etmiştir. Bu nedenle dönem dönem fikren karşı karşıya gelmeleri çok normaldir. Ancak bu durum kesinlikle birinin iyi, diğerinin kötü olduğu anlamına gelmez. Nitekim Akif, Cumhuriyet kurulduktan sonra yeni kurulan hükümeti de, M.Kemal’i de sert sözlerle eleştirmiş, yine iktidara karşı milletinin duygularına tercüman olmuştur.
    Çünkü Mehmet Akif o dönem ümmetin kendisine yakıştırdığı gibi “ümmetçi şair”‘dir.
    Anlamak isteyelim, araştırmak isteyelim ve artık tarihine, değerlerine, atasına küfretmeyi, aşağılamayı marifet sayan bir toplum olmak yerine, sahiplenen, yücelten, günahıyla sevabıyla Son Halife’ye de, Asrın Şairi’ne de layık oldukları mertebeye koyan bir millet olalım.
    Not: Almanlar hitlere bile sahip çıkıyorken biz hala, “acaba hangisi hain” diye birbirimizi yiyoruz. Yeter, Artık YETER. Hepsi bizim, Hepsi !!!

  7. Ayrıca o dönemde bir kişi, herhangi bir konuda sorgulanır da, cevap vermeden, kendini savunmaz ve başını eğerek susarsa, üzerine isnat edilen suçu kabullenmiş sayılır. Nitekim Akife daha sonra sorulduğunda başını eğmiş ve susmuştur. Bir hata var ise onu kabullenmiştir.
    Bir de mümkünse sorgulamadan yargılarken, kimden bahsettiğimizin farkına varmak için önce kendimize bir bakalım….

    1. Ulan cahiller madem yukarıdaki yazıyı okudunuz ne diye hala ikilik çıkarıyorsunuz. Arkadaş, yazıyı yazan kişi o kadar hassas davranmış ki sırf bu iki insan arasında ikilik çıkmasın, siz bölünmeyin,aralarındaki bu hoşlanmama mevzusu yanlış anlaşılmasın,siyasi görüşlere alet olmasın, saçma sapan tartışmalar çıkmasın, en önemlisi iki Müslüman üzerinden müslümanları bölmesinler diye çok güzel anlatmış, yazan kişiyi tebrik ediyorum, Allah ondan Razı olsun, Lütfen hepimiz Müslümanız,Allah aşkına bu iki yüce insanın birini yüceltip birini gömmeyin,hiç mi vicdanınız sızlamıyor?Biraz mantıklı olun,Allah ajletmezmisiniz diyor, sizde akıl edin,algı operasyonlarına gelmeyin GÜLLERİM…Bu arada Veysel adamsın gülüm, çok iyi açıklamışsın;)

  8. Ulan cahiller madem yukarıdaki yazıyı okudunuz ne diye hala ikilik çıkarıyorsunuz. Arkadaş, yazıyı yazan kişi o kadar hassas davranmış ki sırf bu iki insan arasında ikilik çıkmasın, siz bölünmeyin,aralarındaki bu hoşlanmama mevzusu yanlış anlaşılmasın,siyasi görüşlere alet olmasın, saçma sapan tartışmalar çıkmasın, en önemlisi iki Müslüman üzerinden müslümanları bölmesinler diye çok güzel anlatmış, yazan kişiyi tebrik ediyorum, Allah ondan Razı olsun, Lütfen hepimiz Müslümanız,Allah aşkına bu iki yüce insanın birini yüceltip birini gömmeyin,hiç mi vicdanınız sızlamıyor?Biraz mantıklı olun,Allah ajletmezmisiniz diyor, sizde akıl edin,algı operasyonlarına gelmeyin GÜLLERİM…

  9. Her kim olursa olsun Abdülhamid Han a bu denli hakareti kabul edilemez.
    Mümin birine kafir demek dinden çıkarır. Hele tanımamasını bahane göstermek akifi yerin dibine sokmaktır. Kızıl kafir kelimesini gevur bile kullanmamıştır. Siz kimi aklamaya çalışıyorsunuz. Abdülhamid Han hakkını helal etmemiştir. Osmanlıyı yıkan Abdülhamid düşmanlarıdır…..

  10. Mehmet akif ersoydan böyle birşey beklemezdim şahsen Abdülhamid osmanlıyı en iyi şekilde yaşatı keşke bu kadar ağır cümlelerle söze dökmeseydi ama istiklar marsının yazarı bu yönlüle tebrik ederim

    1. OSMANLIYI EN İYİ ŞEKİLDE YAŞATTI??? Tarih bilginize hayranım, Osmanlıyı sersefil etmiştir.. BALKANLARA GÜBRE yaptı osmanlıyı; YAZIKTIR ölen milyonlarca müslümana…Ayrıca her padişahın ayrı imzaladığı ve kendi dönemiyle SINIRLI OLACAK kapütülasyonları kanunla kendisinden sonra da GEÇERLİ olacak ve bozulmayacak şekilde İMZALAYARAK müslümanlara İHANET ETMİŞTİR… Bu anlaşma bütün osmanlıyı KÖLE yapmıştır.

      1. Müslümanlar 10 yıl askerlik yaparken… Ermeni, rum, bulgar ve yahudiler askere alımıyordu.. Kimleri yaşattığını buradan anlayabilirsiniz.. Hala kafanızda beyin kaldıysa tabiii….

  11. Akif istiklal marşını yazmasa adını bile duymazdınız. İstiklal marşı yazdı diye onu göklere çıkaramam Abdülhamidi çiğneyemem ki Abdülhamit onun düşünüpte yazamadıklarını tarihe yazmış kim oluyor Akif bu hakaretleri hangi cüretle Abdülhamite etmekte aklım almıyor.

  12. Mehmet Akif çanakkale savaşında savaşmış kaçmamış bir şairdir inanmmıyorum zaten eğer böyle olsaydı dindar olmazdıniftiralara inanmıyorum

  13. Abdulhamid han evliyadır. Mehmet akif için ise ben birşey demiyorum.

    Şairlere gelince onlar da sapıklara tâbi olurlar. ( şuara 24. ayet )

  14. Mehmet Akif bu kadar önemliyse neden cenazesin de devlet adamı yoktu. Her insan gibi o da ABDULHAMİD HAN ı anlamadı RECEP TAYYİP ERDOĞANI anlamadıkları gibi .

    1. SEN anladın mı? Fetö kandırdı, pkk kandırdı, barzani kandırdı…….Abdulhamid de kolayca kandırılabilen biriydi.. HER JURNALCİ KANDIRDI.. İngiliz de kandırdı, alman da..Saraya doldurduğu ermeniler de.. Hepsi kandırdı Abdulhamidi…Kaynanam seni öldürecek yazan kağıdı getiren adam bile KESE İLE ALTINI ALIP ÇIKTI saraydan..

  15. Abdulhamid yahudi bankerlerden borç para alıp sonra da ödeyemeyen zavallı bir padişahtı.. Midilli böyle elden çıktı..İngilizciydi.. KORKAKTI.. RUSLAR Yeşilköye kadar işgal edip bir de anıt diktiler. Bunu yıkmak CUMHURİYET’e nasp oldu. Abdulhamid ERMENİLERE özerklik vermesine rağmen İSTANBULDA terör olayları çıkaran taşnakçı katillerin elini kolunu sallayıp GİTMESİNE sesini bile çıkaramamıştır.ŞÖVALYE dir.. İNGİLİZ haçlı şövalyelik NİŞANI VARDIR. MECLİSİ KAPATAN bir darbecidir..Kapütilasyonları KALICI HALEN GETİREN anlaşmalar imzaladı…İngilize yaranamayınca ALMAN’lara yanaşmış, alman imparatoruna KUDÜSTE KİLİSE YAPILMASI İÇİN TOPRAK BİLE BAĞIŞLAMIŞTIR: İSTANBULDA DEMİR KİLİSE onun zamanında YAPILDI: Görülmedik sansür YAPMIŞTIR.. ARAPÇILIK yaparak imparatorluğu kurtarabileceğini sanmış ama tabii ki yanılmıştır. Maiyetindeki bütün devlet adamlarını GAYRİ MÜSLİMlerden seçmiştir..

      1. Yukarda yazdıklarımı yalanlayamıyorsan SEN ŞER’REFSİZSİN aliye devleti……Abdulhamid en çok toprak kaybeden ve en korkak padişahtır.İngilizler buna avrupa ve balkanlardan çık dedi.. Hay hay edip bari ortadoğuda kalayım dedi.. İSLAMCILIĞA meyletmesi bu yüzdendir ama olmadı çünkü devlet yönetmeyi bilmiyordu. İngilizin her dediğini harfiyen yapmıştı.

    1. Abdülhamit olmasaydı eğer osmanlı 30 yıl önce çökerdi o devleti en iyi şekilde yönetti CAHILSIN NOOOOKKTAN AQ YA

      1. Ruslar Ayestafanos (YANİ YEŞİLKÖY) önüne kadar gelip işgal ettiler.. Senin Abdulhamid saraydan bakıyordu.. Sadece bakıyordu..Ne saraydan çıkabilecek ne de ordunun önüne geçip kumanda edebilecek cesareti vardı. RUSLAR NASIL ÇIKTI oradan ve ayestafanos’a diktikleri zafer anıtını KİM SÖKÜP ATTI, bunu da siz yazın bilginizden FEYZ ALALIM.. Ama bunları bilmiyorsunuz…

  16. Mehmet Akif’te ilk zamanlarda Ingiliz ve Mason kişiler tarafından kandırıldı. Sadece o da değil bir çok tanıdığımız kişiyi. Sultan Abdülhamid Han taht-tan indirilince Devlet-i Aliyye gittikçe zayıflıyor.30 yıl boyunca Haçlıları birbirine düşürdü ama tahttan indirilince hepsi yarıda kaldı. Osmanlı 1. Dünya Savaşı’na girerken hatalar üstüne hatalar yapıldı. Peki bu çok iyi tanıdığımız Mehmet Akifler-Enver Paşalar ve Namık Kemaller ne dedi biliyormusunuz ? Biz Abdülhamid Han’ı anlayamadık;işte tam böyle ama iş işten geçti. Bende Abdulhamid’in bu sözüne katılıyor ve kim haksız ise Abdulhamid Han’ın elleri onun ensesinde olsun. “Allahım helal etmiyorum!
    Şahsımı değil, milletimi bu hale getirenlere, hakkımı helal etmiyorum!
    Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helal ederdim de Sevgili’nin (SalAllahu Aleyhi ve Sellem) yolunda yürüdüğüm için beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmem!”

    1. Abdulhamid dönemindeki GAYRI MÜSLİM mebus, meclis-i ayan, ve bakanları yazayım da KİM kimi KANDIRMIŞ bize anlatın..Meclis_i ayan denen LORDLAR KAMARASI bir nev’i, tamamen ABDULHAMİD TARAFINDAN seçilip işbaşına getirilenlerdir.. Ezbere mason deyip duruyorsunuz ama abdulhamid in has adamları ERMENİ ve RUM’dur..

      I. Meşrutiyet Dönemi (1876-1878)

      1.Marko Paşa – Mekteb-i Tıbbîye Nazırı
      2.Yorgaki Efendi – Şura-yı Devlet Azası
      3.Daviçon Efendi – Şura-yı Devlet Azası
      4.Serviçen Efendi – Mekteb-i Tıbbîye Nazırlığı Memuru
      5.Aristarki Logofet Bey – Şura-yı Devlet Azası
      6.Kostaki Musurus Paşa – Birleşik Krallık Sefiri
      7.Kostaki Antopulos Paşa – Divan-ı Ahkam-ı Adliye Hakimi

      II. Meşrutiyet Dönemi (1909-1914)

      8.Sakızlı Ohannes Paşa – Hazine-i Hassa Nazırı
      9.Gabriel Noradunkyan – Nafıa ve Ticaret Nazırı
      10.Dimitraki Mavrokordato – Ticaret ve Ziraat Nazırı
      11.Aleksandros Mavroyeni – Sisam Eski Valisi, diplomat
      12.Georgiadis Efendi
      13.Bohor Efendi
      14.Azaryan Efendi
      15.Metropolit Avxentios
      16.Bessaraya Efendi
      17.Aristarki Logofet Bey
      18.Fethi Franko Bey
      19.Abraham Paşa – Eski Mısır Başmabeyincisi
      20.Aram Efendi
      21.Temko Popoviç Efendi
      23.Süleyman el-Büstani(Hristiyan Arap)
      24.Zareh Efendi Dilber
      25.Aristides Paşa Yorgancıoğlu

      Abdulhamid’in Namık Kemal’i zindana attırdığı hücreyi MAGOSA’ya yolunuz düşerse bir görün.. Kaleden çıkarken kapının sağında.. Namık Kemal orada hastalıklar içinde yanarken Abdulhamid Yıldız’ın penceresinden ÖZGÜRLÜK MARŞI söyleyen BULGARları SEYREDİYORDU…Hangi haçlıları birbirine düşürmüş ki.. Haçlıların verdiği para ile sarayda keyfini sürüyordu..

      1. Yalancı yanlis bilgi verme öğren de gel abdülhamit laf yok nud içinde uyu

      2. Senin ve senin gibi tarihi televizyon dizisi zannedenlerin yalan demesiyle tarih yalan olmaz. Madem çok biliyorsun yukarda saydığım isimler içinde bir tane yanlış bul, ya da abdulhamidin fethettiği bir ülke söyle..Bence sen; oğlu şehzade mustafayı boğdurdu diye KANUNİyi savcılığa şikayet eden ahmaktan daha ahmaksın..

  17. Bir şey söyleceğim boş adamsınız geçmişten bir türlü kurtulamadınız insanlar yaptıkları bilimsel gelişmeleri yapay zeka teknolojileriyle konuşuyor biz ise 100 200 yıl önce bilmem kimin ne yaptğını konuşuyoruz tamam bilelim tarihimizi koruyalım falan filanda orda burda profil fotoğraflarına Osmanlı turası koyanlar Osmanlı’nın yaptıklarıyla övünenler ve Atatürk’ün yaptıklarıyla övünenler hiçbirini siz yapmadınız Osmanlı torunu değilsiniz Atatürk’ün askeri değisiniz hiçbir başarınız yok dünyada dalga konusundan başka bir şey değiliz Atatürkde Abddulhamitde Mehmet Akifde eleştirilir ne eleştirilemezmi ne bunlar Tanrı falan mı biz mi bilmiyoruz siz ne sanıyorsunuz Osmanlı’nın meleklerin imparotorluğu olduğunu mu yada Atatürk’ün hiç hata yapmayan biri mi olduğunu yada Mehmet Akif’in yanılamayacağını mı şunu anlayın siz Osmanoğullarnın soyundan gelmiyorsunuz Atatürkün emrindeki bir asker değilsiniz sizin övünecek hiçbir şeyiniz yok insanlar yapay zekayı konuşurken bizim gündemimiz Atatürk,Abdulhamit
    olduğu sürece bu ülkeden hiçbir şey olmaz ben bilmem kaç yılında tanımadığım bir herifin yaptıklarıyla övünmem
    kurtulun şu geçmişten artık ok yay yok çakmaklı tüfekler yok artık Türkler hiçbir şey yapamıyor dünya sizi umursamıyor kültürünüz tarihiniz kimsenin umrunda değil dünyada ya nefret edileceksiniz yada alay geçmişten kurtulmadığınız sürece hiçbir şey olmayacak

  18. Mehmet Akif Ersoy, Cemaleddini Efgani, Muhammed Abduh gibi iki tane mezhepsiz müsteşrikten (şimdiki İslamoğlunun fikrinde olan) etkilenmiştir… Mucize, keramet, tasavvuf kabul etmemiş… aslında Akif sadece Abdülhamite değil bütün osmanlıya düşmandır… samimi vatansever lakin itikadı bozuk olunca böyle zırvalamıştır… tek parti dönemini görmüş onlarca alim idam edildiği halde hiç eleştirmemiştir…

    1. İdam edilen onlarcasından birkaç tane alimin (!?) ismini yazın da görelim.. Yazamazsanız palavracısınız…

  19. M.Akif İslamcı, Ümmetçi Bir Şair Olsa Ağza Alınmayacak Lafları Zamanın Halifesine ve İslamın Söz Sahibine Devleti alinin başına ağza alınmayacak sözleri etmemesi gerekirdi. Ettiği için İslamla uzaktan yakından alakası olmadığı, Özgürlük adı altında sapkınlığa düştüğünü anlaşılmaktadır, Kaldı ki kemalizm bugüne gelene kadar halifelik, alfabe ve tarihimizi silerek geldiği geçmişimiz içinde Mehmet Akif’e ait İstiklal marşının nasıl Kabul edildiği daha önemlisi neden kaldırılmadığı günümüze geldiği apaçık bellidir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.